– Bir üstünlük gösterişi yapmak, o olaydan ötürü büyüklük taslamak.
– Böbürlenmek.
– Fiyaka satmak.
– Caka satmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen sıkılmadın mı ya çalım satmaktan ben sözlerini dinlemekten sıkıldım?”
– Bir üstünlük gösterişi yapmak, o olaydan ötürü büyüklük taslamak.
– Böbürlenmek.
– Fiyaka satmak.
– Caka satmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen sıkılmadın mı ya çalım satmaktan ben sözlerini dinlemekten sıkıldım?”
– Kurumundan, böbürlenmesinden, büyüklenmesinden, yanına gelinmiyor, yaklaşılmaz olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” İyi ki kaliteli bir iş yaptın çalımından geçilmez şimdi her yerde bir havan olur.”
– Zengin görünmeyi, varlıklı olduğu bilinsin isteyen, gösterişi çok sever, ama gerçek bunun aksine gösterecek biçimde, bunun tam tersi.
Cümle içinde kullanımı: ” Çalımına bakarsan çırak durasın gelir; evine bakarsan sadaka veresin gelir resmen bu şekildesin.”
– Yapmayı düşündüğü, planladığı, tasarladığı iş kolladığı yararlanma uygun zamanı bulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Tam olarak tam zamanında çalımına getirmişti her şey tak tak istenilen gibi oldu.”
– İncecik, kupkuru, dal, çalı, çöp gibi şeyler.
– Çör çöp.
– Çerçöp.
Cümle içinde kullanımı: ” Ocağı yakmak için şu köşeden bir kaç çalı çırpı getirinde yemeği yapalım.”
– Müzik, çalgı, neşe, eğlence, kargaşa ve gürültü ile.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar eğlenceli bir düğündü ki çalgı çağanak bol bol vardı.”
– Görünene göre pek işe yaramadığı düşünülen.
– Tabanca, silah.
– Bozuk, görevini yapmakta iyi olmayan bir şey.
Cümle içinde kullanımı: ” Geçen getirdiğin alet tam çakar almaz bir şey.”
– Yaptığımız işi düzeltmeye çalışmak, çaba göstermek sana kalmadı, senden beklenmez, neden bu kadar, bu denli ilgi gösteriyorsun?
Cümle içinde kullanımı: ” Çabası sana mı düştü bu işin başına geçip toparlamaya çalışmak?”
– Ben bu verdiğin işi becerebilecek yeteneğe sahip değilim; bana bunu diretmenin hiçbir anlamı , yararı yok.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu kadar iş yıkıyorsun bana ama çabalama kaptan ben gidemem oralara.”
– Hep beraber.
– Hep birlikte.
– Toplu olaraktan dolaşmak.
– Bir arada olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Cümbür cemaat yemeğe gidiyorduk umarım başımıza bir iş gelmezdi.”