– Herhangi bir işe yaramayacak yerlerde kendini harcamak, ziyan olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Uzun zamanın ardından kendimi tam anlamıyla verebileceğim bir işe girmiştim sonunda çarçur olmayacaktım.”
– Herhangi bir işe yaramayacak yerlerde kendini harcamak, ziyan olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Uzun zamanın ardından kendimi tam anlamıyla verebileceğim bir işe girmiştim sonunda çarçur olmayacaktım.”
– Gereksiz harcamalar yapıp elinde olan parayı bitirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Aldığın 10 kuruş parayı da çarçur etmemeyi öğrenmelisin artık.”
– Çalışma gücü bitmek, kalmamak.
– Verimi azalmak.
– İyi olan durumu bozulmak.
– Önceden iyi durumda olan çalışma gücünü, verimini kaybetmek.
Cümle içinde kullanımı: ” İyice çaptan düşmüştük ne yapıp ne edeceğimi bilmiyordum artık.”
– Böyle yetersiz durumunla haddinden daha büyük işlere karışmak senin ne haddine?
Cümle içinde kullanımı: ” Sen önce çaputuna çuluna, âşıklık ne halına böyle salak saçma işlere kalkışıyorsun?”
– Eşyasını çok değerli gören, sayan, onları kimseye vermek istemeyen kişi.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de çaputu gümüşlü tiplerinden o kadar sıkıldım ki artık aramıza bir mesafe koyma vaktimiz geldi.”
– O durum aslında bozuktu; şimdi buna belirli güçlükler de eklendi.
– Yaşadığı hastalığın üstüne bir hastalık daha yaşamaya başladı.
Cümle içinde kullanımı: ” Yemin ederim çapar çiçek çıkardı her şey üst üste geliyordu.”
– İşi toparlamaya çalışırken daha beter bir duruma sokmak.
– Kaş yapayım derken göz çıkarmak.
Cümle içinde kullanımı: ” İşlerinizi evet ben mahvettim evet biliyorum çapağını alayım derken gözünü kör etmiştim.”
– Elde etmesi, ele geçirilmesi bir denli kesin ve kolay olan bir şey için elde etmeyi kesin olarak görmek.
– Torbada keklik.
Cümle içinde kullanımı: ” Çantada keklik olarak görüyordum bu işi halletmek ama yanılmıştı her şeyi eline yüzüne bulaştırmıştı.”
– Sesini çıkaramayacak, eylemini devam edemeyecek, ününe ün katamayacak
Cümle içinde kullanımı: ” Geleceğine emin adımlarla ilerlerken sen gidip çanına ot tıka kes önünü.”
– Kulağa hoş gelmeyen hatta rahatsız edici sesler çıkaran, çıkarak.
– kaba ve zevksiz ses çıkaran bir şey.
– Çangır çungur.
Cümle içinde kullanımı: ” Çantasından gelen çangıl çungul sesler kafamın içini tırmalıyordu resmen.”