– Alay etmek.
– Dalga geçmek.
– Dilini ağzından dışına çıkararak karşında bulunan kişiyi aşağılamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Karşıma geçmiş dil çıkara çıkara alaycı gözlerle bana bakıyorken üstüme.”
– Alay etmek.
– Dalga geçmek.
– Dilini ağzından dışına çıkararak karşında bulunan kişiyi aşağılamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Karşıma geçmiş dil çıkara çıkara alaycı gözlerle bana bakıyorken üstüme.”
– Suçlu olduğu düşünüldüğü halde saygısızca konuşan, karşılık veren.
– Kürek kadar dili var.
Cümle içinde kullanımı: ” Hem her suçun altında sen varsın ama dilinde bir karış başkalarına laf atmadan rahat etmiyorsun”
– Hasta, kendinden geçmiş, bilinci kapanmış, konuşamaz durumda olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Kavgaya karışan çocuğu dil ağız vermeyecek hale getirmişlerdi.”
– Hesaba dahil etmemek, hesaba katmamak.
– Göz önünde bulundurmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Söylediklerini dikkate alacağım kesinlikle söylediklerin benim için önemli.”
– Büyüklerinin söylemlerine kulak asmayan.
– İnatçı.
– Kurumlu.
– Dik başlı.
Cümle içinde kullanımı: ” Dik kafalı bir yapıya sahiptim ama kurtulmak istediğim bir özelliğimdi.”
– Gözünü ayırmadan dikkatle gözlemlemek, bakmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Dikiz etmeye devam edersen seni polise şikâyet edeceğim.”
– Bir işte bir türlü uzun soluklu çalışamayan.
– Bir yerde uzun süre kalmayı başaramamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Her girdiğin işte bir türlü dikiş tutturamaman da ayrı bir absürt durum.”
– Yalanlarla dolu boşboğazlık, gevezelik, aşırı palavra.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende ne dikine tıraş çeke çeke kimsede kafa bırakmadın.”
– İnatçılık edip, bildiğini yapmaya çalışmak, çevresindeki kişilerin uyarılarına kulak asmamak.
– Burnunun dikine gitmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dikine gitmeyi bırakmanı tavsiye ediyorum bu gidişle yanında kimse kalmayacak.”
– Tek bir mal varlığı bile bulunmamak.
– Bir dikili ağacı olmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar emek ver ama tek bir dikili ağacı olmaması büyük şaşırtıcı bir durum.”