– Dizleri temas edercesine, dokunurcasına birbirlerine yaklaşmış olarak durma, oturma hali.
Cümle içinde kullanımı: ” Diz dize oturmuştuk bu güzel yer sofrasının etrafında.”
– Dizleri temas edercesine, dokunurcasına birbirlerine yaklaşmış olarak durma, oturma hali.
Cümle içinde kullanımı: ” Diz dize oturmuştuk bu güzel yer sofrasının etrafında.”
– Dizlerini yere koymuş biçimde oturur olmak.
– Güçlünün, kuvvetlinin buyruğunu kabul etme durumuna gelmek.
– Dize gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Önümde diz çöktüğün günlerde gelecek işte o gün gülen ben olacağım.”
– İnsanın hemen hemen dizine gömüleceği, batacağı derinlikte.
Cümle içinde kullanımı: ” Kar diz boyunu geçmişti kısa sürede, insanlar evden nasıl çıkacak bilmiyorum bu gidişle devam ederse bu hava koşulları.”
– Eleştirisi yapılacak bir durum yok.
– Söz yok.
– Laf yok.
Cümle içinde kullanımı: ” Sana diyeceğim yok sadece izliyorum seni.”
– Konu hakkında söyleyeceği söz, ileri süreceği herhangi bir düşünce bulunmamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Diyeceği olmadığı için susmayı tercih ediyorum.”
– İçinde, pek beğendiği, güzel bulduğu bir şeyi elde etme isteği uyanmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Havadan yayılan mis yemek kokusuyla dişini gıcırdatmaya başlamıştı.”
– Hıncını, sinirini gösterir durum almak, kötülük yapmak için fırsat beklemek.
– Öfkesini, kötülük yapmaya hazırlandığını durumuyla gösterir olmak.
– Diş bilemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dişlerini gıcırdatmayı kes yoksa yiyeceksin Osmanlı tokadını.”
– Güçlü olduğunu, zayıf görünmediğini, her an saldırıya geçebileceğini davranışlarıyla belli etmek, göstermek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yavaş ve sakin bir haldeyken bir anda dişlerini göstermesiyle hepimiz korkmuştuk.”
– Gücü mecali yetmemek, söz geçirememek, buyruğu altına alamamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sana diş geçiremem pekte kolay bir şey değil gibi.”
– İşe yarar.
– Önemli, mühim.
– Belirtilmeye, tebarüz etmeye değer.
Cümle içinde kullanımı: ” Bana verdiğin bilgiler harbi dişe dokunur bilgilerdi.”