– Uykuda atmığı akmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Düşü azmıştı sabah kalktığında bir acayip hissediyordu.”
– Uykuda atmığı akmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Düşü azmıştı sabah kalktığında bir acayip hissediyordu.”
– Hiç beklemediği çok güzel bir duruma ulaşmak, kavuşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Seni normal hayatta görmeye tahammül edemiyor düşte görse hayra yormazdı asla.”
– İyi durumlar ve başarılarla övünerek, gösteriş yaparak düşmanı, istemeyenleri üzmek, kızdırmak, kıskandırmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptığım onca işin ardından düşmanları öyle bir çatlattım ki hepsi morarmıştı.”
– Düşmanın, istemeyenin, bir durumu kötü olarak lanse eden, yanlış sözü.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen neden düşmanın ağzına bakıyorsun ki, beni dinlesen keşke bir kez.”
– Bir şeyi yapmayı düş olarak tasarlamak, kurmak.
– Hayal etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Düş kurmayı bırak, gerçek hayata odaklan biraz.”
– Çok büyük, imkansız görünen ya da umulmadık bir başarı sahip olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine bir şekilde zarları düşeş atmayı becermiştin.”
– Kimi zaman iyi, kimi zaman kötü durumda, zorluklara karşı gelip başarmaya çaçlışmak.
Cümle içinde kullanımı:” Düşe kalka geçtik o yollardan.”
– Bir şeyi olduğundan daha küçük, değersiz, daha önemsi olarak saymak, görmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen bu şekilde dürbüne tersten bakmaya devam edersen, çok fazla arkadaş kaybın olur.”
– İyimser, her daim iyi olanı düşünen kimse.
– Yıkıcı, üzücü durumlara karşı bile hep iyi bir yan arayan, o kadar kötü içinde iyiyi gören kişi.
– Tozpembe görmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Dünyayı toz pembe görmeyi bırakıp acı gerçekleri ile yüzleşme vaktin geldi.”
– Hiçbir şeyi umursamayan, ilgilenmeyen, sorumluluk duygusuna sahip olmayan, taşımayan, tasası derdi olmayan kaygısız kimse.
Cümle içinde kullanımı: ” Dünya yıkılsa umurunda değildi ve inat ben sana dert anlatmaya çalışıyordum.”