– Her zaman yanında bulundurmak, taşımak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yanından eksik etmediği cep saatini kaybedince çok üzülmüştü.”
– Her zaman yanında bulundurmak, taşımak.
Cümle içinde kullanımı: ” Yanından eksik etmediği cep saatini kaybedince çok üzülmüştü.”
– Kadın.
– Her zaman güçsüz görülen, sayılan kadın.
– Bazı bölgelerde kadın.
Cümle içinde kullanımı: ” Benim senin gibi eksik eteklerle işim yok.”
– Bebek vaktinden önce doğmuş olmak.
– Organları iyice gelişmeden hayata gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Doğum erken olmasıyla eksik doğmuştu.”
– Olması gerekenden daha az olduğu anlamak, görmek, anlaşılır olmak.
– Eksik gelmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu mallar eksik çıkacağı kesin gibiydi hadi bakalım sayalım tek tek.”
– Geçim parası.
– Kazanç.
– Gelir.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmek paramızı kazanmak için girdiğimiz zorlu iş baya zordu.”
– Geçim sağlanan yer, ortam, işyeri, ofis.
Cümle içinde kullanımı: ” Ne yapalım buda bizim ekmek kapımız katlanmak gerek bu işe.”
– Elde etmek istemiş olduğu güzel şey, yetişemeyeceği kadar kendisinden uzak olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmek kalede, it hendekte olur demiş atalarımız.”
– Başkaları para kazanıyor, gelir elde ediyor, siz yiyorsunuz, harcıyorsunuz. Gücünü harcayarak iş yapmadığınız işler altına girmediğiniz için azıp duruyorsunuz.
– Kendisi çalışmayıp, emek vermeyip, başkasının elde ettiği parayla geçinme hali.
– Ekmek Bedir’in, su Hıdır’ın, yiyin kudurun, için kudurun.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmek elden su gülden yaşamak nasıl bir histi?”
– Şaka veya argo olaraktan erkeğin eşi, karısı.
Cümle içinde kullanımı: ” Sende ne ekmek düşmanı çıktın ya? Sana güvenmeyecektik de kime güvenecektik? ”
– Başkaları para kazanıyor, gelir elde ediyor, siz yiyorsunuz, harcıyorsunuz. Gücünü harcayarak iş yapmadığınız işler altına girmediğiniz için azıp duruyorsunuz.
– Kendisi çalışmayıp, emek vermeyip, başkasının elde ettiği parayla geçinme hali.
– Ekmek elden su gölden.
Cümle içinde kullanımı: ” Ekmek Bedir’in, su Hıdır’ın, yiyin kudurun, için kudurun zaten anca.”