– Az konuşmak.
– Zorla konuşturulmak.
– Çok fazla laf söylememek.
– Ağzından çok az söz çıkmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin ağzından dirhemle çıkarıyoruz önemli olacak konuları.”
– Az konuşmak.
– Zorla konuşturulmak.
– Çok fazla laf söylememek.
– Ağzından çok az söz çıkmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin ağzından dirhemle çıkarıyoruz önemli olacak konuları.”
– Cerrahi bir yöntem sonucunda alınan bir bölgenin kendini tekrardan oluşturması.
– Yeniden oluşum.
– Onarım.
Reconstruction
Kelime Kökeni: İngilizce
– Bir yere imza atmak.
– Herhangi bir yere kayıt olmak.
– Oturum veya hesap açmak.
– Oturum
Kelime Kökeni: İngilizce
– Uydudan merkeze gelen güncelleme.
– Bir dosyayı yerel bilgisayardan internet ağına aktarma.
Cümle içinde kullanımı: ” Şu bilgileri ana sisteme uploading etsene hemen.”
Kelime Kökeni: Latince
– Morfoloji ile ilgili, morfolojiye ilişkin.
– Yapı bilgisi, yapı bilimi.
– Biçim bilimi.
Morphologic.
Morphological.
Kelime Kökeni: Latince.
– Bir işlevin veya olayın önlenmesi, durdurulması.
– Engelleme
– Gelişiminin önlenmesi.
– Çeşitli inhibitörlerin enzim-substrat kompleksinin yaratılmasını etkileyerek enzim faaliyetine engel olması sonucu reaksiyon hızının azaltılması veya tamamen yok olması.
– Kimyasal reaksiyonun yavaşlatılması veya durdurulması, kimyasal tepkimenin önlenmesi.
Inhibition.
Kelime Kökeni: Fransızca
– İstikrar.
– Hareketsizleştirme.
– Değişim gösterilmeyecek hala getirmek ya da bozulmayacak nitelik kazandırmak.
Stabilization
Cümle içinde kullanımı: ” Stabilizasyon etmek için çok fazla uğraşmıştık.”
Kelime Kökeni: Eski Türkçe
– Kendi kendine gelişen çim.
– Çemen
– Yeşillik, kendiliğinden büyüyüp yeşeren ot.
Grass.
Lawn.
Bent.
Cümle içinde kullanımı: ” Yine kendimizi çimenlerin üstünde bulmuştuk kendimiz bir anda”
Kelime Kökeni: Latince
– (İngiliz Argosu) Transistörlü radyo.
– Eşcinsel
– Karşı cins gibi giyinen onlar gibi takılan kimse.
– Trannie.
Kelime Kökeni: Latince
– Canlı varlıkların birlikte koloni veya topluluk halinde yaşamadan tekil bir yaşam sürmesi.
– Bir başına, tek , bir tek, başkalarından ayrı, solitaryus.
– Tek tek yaşama.
İngilizce: Solitary
Fransızca: Solitaire
Cümle içinde kullanımı: ” Öglenalar soliter bir şekilde hayatlarını sürdürürler.”