– Bir işi sonuçlandırmak için çok çaba göstermek, uğraşmak, çok fazla sıkıntı çekmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Alnının damarı çatlayıncaya kadar çalışmıştı ama işin sonunda yine de işi başaramamıştı.”
– Bir işi sonuçlandırmak için çok çaba göstermek, uğraşmak, çok fazla sıkıntı çekmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Alnının damarı çatlayıncaya kadar çalışmıştı ama işin sonunda yine de işi başaramamıştı.”
– Ayıplanacak bir durum düşmeden, tertemiz, ahlaklı bir şekilde, onuruyla, başarı göstermiş olarak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu işin altından alnının akıyla çıkmıştı helal olsun valla .”
– Bu güç işi yaparım diyen varsa buyursun meydan burada! Uğraşacak, sonunda yapamayacağı anlaşılacak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ben senin alnını karışlarım çık meydana görelim meziyetini.”
– Kaderi, talihi bu türlü olmak; bu olayın başına gelmesini Allah’ın buyurmuş olduğuna inanmak.
– Yazgıyı bu türlü olmak; bu olayın başına gelişinin sebebini Tanrı’nın olduğuna inanmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Demek ki alnında yazılmış olan buymuş bu yüzden de oluşuna bırakmak gerekir bundan sonra.”
– Utanılacak, gizli bir durumu yok; tertemiz, dürüst bir insan.
– Herhangi bir ayıbı, çekinecek bir durumu olmamak, iffetli ve şerefli olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Alnı açık, yüzü ak birisiydi resmen çekinip kaçacağı bir durum olmamıştı hiç bu hayatta.”
– Artık yapacak bir şey kalmamış.
– Yapabileceği işlerin hepsini yapmış; artık bir işle uğraş içinde değil.
Cümle içinde kullanımı: ” Hafta sonu gelmeden almış satmış çekmeceyi kapatmış bizimki rahat rahat gezebilmek için.”
– Bir iş yapmayacağın konu üzerinde ne diye duruyorsun?
– Bir iş yapmayacaksan orada neden duruyorsun?
Cümle içinde kullanımı: ” Almazsın satmazsın, pazarda işin ne senin?”
– Gözleri olumsuz düşüncelerle dolu olaraktan bakar olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Ah bana almaz almaz bakma içim daraldı yemin olsun.”
– Vermekten hoşlanmaz.
Cümle içinde kullanımı: ” Ne kadar cimri bir insansın ya sen, senin alman dibinde büyümüş belli.”
– İstediği bir şeyi elde etmek, istediği bir duruma getirmek adına çeşit çeşit çarelere, kurnazca sinsice yollara başvurmak.
Cümle içinde kullanımı: ” İş yerindeki mertebesini yükseltmek için allem kallem etti ama yine de başaramadı.”