– Kendisinin kazancı, geçim kaynağı olmadığı için anasının veya babasının vereceği para ile geçimini sağlıyor olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu yaşına gelmişsin hala ana baba eline bakmaya devam ediyorsun bir adam olamamışsın sen.”
– Kendisinin kazancı, geçim kaynağı olmadığı için anasının veya babasının vereceği para ile geçimini sağlıyor olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu yaşına gelmişsin hala ana baba eline bakmaya devam ediyorsun bir adam olamamışsın sen.”
– Aynı anadan ve babadan olan karındaş olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sizin ananız babanız bir sizin evlenmeniz mümkün değil.”
– İşe birtakım oyunlar karışmış olmak, iş doğru dürüst bir temele sahip olmaması, böyle bir işe girişmekte büyük sakıncalar olduğunu anlamak.
– Bir işe birtakım oyunlar karışmak, böyle bir işe girişmekte sakıncalar bulunduğu anlaşılmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Şu yaptığın Çiftlik Bank mıydı neydi hatırlayamadım o işin bence altı yaş olduğuna çok eminim.”
– En son olabileceği.
– Olup olacağı.
– Hepsi.
Cümle içinde kullanımı: ” Altı, üstü alacağın iki üç parça şeydi ne boş velvele yaptın böyle.”
– Birini kollarından ve bacaklarından tutup yukarı kaldırarak sallamak veya götürmek.
– Birkaç kimse, bir kişiyi kollarından tutup yukarı kaldırmak.
– Oyuna getirmek.
– Birinin gönlünü hoş etmeye çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Askerlik eğlencesinin sonlarına doğru askere gidecek oğlanı temizden altı okka ettiler.”
– Seni sıkan bir durum mu vardı? Neden gitmek konusunda bu kadar fazla ısrar ettin? Konukluğunu uzatmanı temenni ederim.
Cümle içinde kullanımı: ” Arkadaş ayda yılda bir geliyorsun altın taş, üstün tokaç mı ya bu ne böyle?”
– O kadar varlığın olsa da hastalık içinde olmak.
– Varlık içinde hastalık veya sıkıntı çekerek yaşamak.
– Ne kadar çok parası olsa da mutsuz ve dertli olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Adama baksana altın leğene kan kusacak hale getirdi resmen elinde tuttuğu onca para.”
– Çok fazla miktarda para mülk kazanma.
– Çok para basmak. Çok para kazanmak, kazancı yerinde olmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin bu zenginliğin ne böyle ne kadar altın kestin kim bilir.”
– Yapmış olduğu davranışlarla ve yahut söylemiş olduğu sözlerin etkisiyle çevresindekilerini birbirine düşürmek, kavga etmelerine vesile olmak.
– Söz veya tutumuyla çevreyi birbirine düşürmek, karmakarışık etmek.
– Bir şeyi bulmak için aramadık yer bırakmamak.
– Herhangi kaybettiği bir şeyi bulmak için her tarafı yerle bir etmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Neymiş efendim küpesini kaybetmiş tamam da bu senin ortalığın altını üstünü getirmen için bir sebep filan değil ki.”
– Üzerine dikkat vermek.
– Bir sözün önemini belirtmek, üzerine dikkati çekmek, vurgulamak.
– Önemini belirtmek, dikkati çekmek; vurgulamak.
-Önemle üzerinde durmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bak tekrardan altını çizerek söylüyorum burada sözü geçecek tek insan benim artık kafanıza sokar mısınız sokmaz mısınız orası size kalmış.”