– Bakım ve himayeye muhtaç, çok küçük kucak çocuğu.
– Ana kuzusu.
– Sıkıntıya, güç işlere alışkın olmayan, titizlikle büyütülmüş çocuk veya genç.
Cümle içinden kullanımı: ” Anasının körpe kuzusu sen düştün de dizini acıttın ah kıyamam”
– Bakım ve himayeye muhtaç, çok küçük kucak çocuğu.
– Ana kuzusu.
– Sıkıntıya, güç işlere alışkın olmayan, titizlikle büyütülmüş çocuk veya genç.
Cümle içinden kullanımı: ” Anasının körpe kuzusu sen düştün de dizini acıttın ah kıyamam”
– Huyu, tavırları, tutumu anasıyla çok benzer olan kimse.
Cümle içinden kullanımı: ” şuna baksana ya tam anasının kızı hık demiş burnundan düşmüş.”
– İpsiz, serseri, kendisinden her türlü soysuzca işer beklenen.
Cümle içinden kullanımı: ” Sen beni mi sırtımdan bıçaklamayacaksın ya sen ananın ipini satmış insansın.
– Hileci, çok açıkgöz, çıkarcı, hinoğluhin, çok kurnaz, dalavereci.
Cümle içinden kullanımı: ” Anasının gözünü seveyim ben senin bırak şu işleri artık.”
– Ailesinden, soyundan ve çevresinden gördüğü, geleneğe uygun.
Cümle içinden kullanımı: ” Ne temiz kalpli, ne kadar naif bir çocuk tam ailesinin oğlu ne demişler anasının eğirdiği, babasının dokunduğu.”
– Birisine en büyük kötülüğü yapmak.
Cümle içinden kullanımı:” Hayatının en kötü günüydü sebebi ise bendim anasını bellemiştim sabahki kavgada.”
– Kaba bir kimseye çok eziyet etmek, çok sıkıntı çektirmek.
– Bir kişiye Acı çektirmek, ıstırap vermek.
Cümle içinden kullanımı: ” Dün gittiğimiz kendini patron sanan adama bize tüm gün boyunca anamızı ağlattı.”
– Bir işi yaparken çok acı, sıkıntı çekmek.
Cümle içinden kullanımı: ” Valla lanet ettim ya şunu yaparken yemin olsun anamdan emdiğim süt burnumdan geldi.”
– Çok eziyet ederek canından bezdirmek, bir kimseyi çok üzmek.
– Usandırmak. Bir kimseyi canından bezdirmek.
Cümle içinden kullanımı: ” Seni var ya öyle bir döveceğim ki anandan doğduğuna pişman edeceğim seni.”
– Üşengeç, aşırı temel kimse.
– Canından bezmiş.
Cümle içinden kullanımı: ” Bu hayat koşullarını gördükten sonra anasından doğduğuna pişmandı.”