– Bir işi yapmaya büyük bir istekle koşmak.
– Bir işi yapmak adına çok hevesli, istekli, heyecanla o işe gitmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu konuya baş açtıktan sonra hızlıca her şeyin hal olması da ardından gelmişti.”
– Bir işi yapmaya büyük bir istekle koşmak.
– Bir işi yapmak adına çok hevesli, istekli, heyecanla o işe gitmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu konuya baş açtıktan sonra hızlıca her şeyin hal olması da ardından gelmişti.”
– Fazlasıyla telaştan heyecandan giymesi gereken şeyleri giymeden, perişan kılıkta.
Cümle içinde kullanımı: “Bu hal ne böyle baş açık, yalın ayak çıkıp gelmişsin buraya.”
– Gücü yetmek, gücünün daha üstün olduğunu göstermek.
– Şımarmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Başa çıkamayacağım herhangi bir iş yok bu hayatta hepsini tek oturuşta bitiririm.”
– Bir işi sonlandırmaya vesile olmak.
– Bir kimseyi tavırlarla şımartmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen bu kızı daha ne kadar başa çıkaracaksın anlamıyorum.”
– Birbirine denk, eşit olmak.
– Bir işten veya olaydan berabere çıkmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu yarışın sonunda başa baş geleceğimizi herkes gibi bizde farkındaydık.”
– Vücut duruşu düzgün olan, yürüyüşü, oturuşu dimdik dosdoğru olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin bu haline bir günde nasıl bu kadar değiştin baston yutmuş gibisin.”
– Gençliğin verdiği adrenalin ile dengesiz hareketlerde bulunmak, durumunu kontrol edememek, şaşkınlıktan nerede olduğunu bilememek.
– Çok sevinçli olma hali.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin de aklın bir karış hava da geziyorsun bastığın yeri bildiğin yok.”
– Gittiği yeri yıkıp yakar, gittiği yerin bereketini kaçırır, uğursuz, zalim.
Cümle içinde kullanımı: ” Sen var ya o kadar kötü niyetli birisin ki senin bastığın yerde ot bitmez.”
-Suç işlendiği ya da suçluların bulunduğu sanılan bir yere ansızın girmek.
– Düşmana ansızın saldırmak.
– Ansızın konuk gelmek.
– Bir kimseyi suç üstü yakalamak adına bulunduğu ortama dalmak.
Cümle içinde kullanımı : ” Günlerdir takip ettiğimiz suçlunun bugün kaldığı eve büyük bir baskın yapıldı.”
– Aniden, ansızın, habersiz girmek, saldırıya uğramak.
– Baskına uğramak, yemek.
Cümle içinde kullanımı: ” Bu bina baskın verilmeye çok açık çok dikkatli olun.”