– Tanrı’dan sağlığını sürdürmesini dilersen, canının sadakası olarak.
– Başı için.
– Canının sadakası olarak anlamında kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin başın için affediyorum seni.”
– Tanrı’dan sağlığını sürdürmesini dilersen, canının sadakası olarak.
– Başı için.
– Canının sadakası olarak anlamında kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin başın için affediyorum seni.”
– Bir kimsenin büyük zarar görmesine ya da ölmesine yol açmak.
– Ölmesine veya büyük bir zarar görmesine yol açmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin kadar insanın başını yiyen bir görmedim bu hayatta.”
– Yeterli olmasa da barınılabilecek bir yerleşmek.
– Barınacak bir yer bulmak.
Cümle içinde kullanımı: ” başını sokacak ufak bir yuva bulmuştu sonunda.”
– Elindeki işleri yapılması gereken zamanda yetiştiremeyecek ve arada en küçük başka bir iş yapamayacak kadar sıkışık durumda bulunmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Başını kaşıyacak vakti yoktu o kadar yoğun bir tempoyla hareket ediyordu.”
– Yakıcı güneş altında, yıpratıcı toprak üstünde çalışmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Başını gün, ayağını yer yemekti bizim hayatımız.”
– Bir işi eksik, yanlış, kusurlu olarak yapmak.
Cümle içinde kullanımı: Her işi sende başını gözünü yararak yapıyorsun hep.”
– Birini kımıldanamaz, hareket edemez, canlanamaz ve kötülük yapamayacak duruma getirmek.
– Bir şeyi veya bir kişiyi kötülük yapamaz, zarar veremez hale getirmek.
Cümle içinde kullanımı: ” Yılanın kafasını küçükken ezmek gerekiyor çoğunlukla.”
– Kalabalıktan, gürültüden ve işten uzaklaşıp sükûnet içinde vakit geçirmek, dinlemek.
– Sessiz, sakin bir ortama çekilmek; kalabalıktan ve gürültüden uzaklaşmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Başını dinlemek adına köşeye çekilmişti ama bir rahat bırakmamışlardı.”
– Pek gerekli değilken yorucu, sıkıcı, üzücü bir işe girişmek.
– Sıkıcı, yorucu, üzücü bir işe girmek veya getirilmek.
– Başını belâya sokmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Başını derde sokmak konusunda çok iyiydin senden iyisini göremedik valla.”
– Bir kişiyi ya da bir şeyi denetimsiz, kendi haline bırakmak.
– Denetimsiz, yalnız ve serbest bırakmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Senin başını boş bırakmaya gelmiyor bir şekilde bir derdin içine atıyorsun kendini .”