– Ben zarif bir kulunuz.
– Kendini tanıtmak için kullanılan bir söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Bendeniz cennet kuşu siz kimdiniz?”
– Ben zarif bir kulunuz.
– Kendini tanıtmak için kullanılan bir söz.
Cümle içinde kullanımı: ” Bendeniz cennet kuşu siz kimdiniz?”
– Ben üzerime borç olarak gördüğüm şeyi söyledim. Sözlerimi dinlemez, bildiğini yaparsa ortaya çıkacak kötü sonuçtan dolayı ben kendimi suçlu saymam.
Cümle içinde kullanımı: “Benden günah gitti valla bundan sonra ne yaparsan kendi seçimlerin.”
– Ben bu işe burnumu bile sokmam, karşımam, dahil olmam anlamında kullanılır.
Cümle içinde kullanımı: ” Yaptığınız bu iş hiç güven vermiyor gerçekten ben bu işte yokum.”
– Uzun zaman bir arada bulunduğun o kötü adamı çok iyi bilirim bu onun yapacağı bir şey.
Cümle içinde kullanımı: ” Valla sen bana mı anlatıyorsun o çocuğu ben bilmez miyim güttüğüm domuzun huyunu ha?”
– Duvar gibi dik bir yüzeye sahip şeylerin ortası kamburlaşan şey.
– Tavan direği gibi yatay şeylerin ortasının aşağıya sarkması.
– Herhangi bir konuda birisinden destek almak.
Cümle içinde kullanımı: ” Şu tavan bir anda bel vermişti nasıl düzelir bu durumu bilmiyorum.”
– Belirli, başlıca.
– Önemli.
– Mühim.
Cümle içinde kullanımı: ” Belli başlı bazı konuları çözmemiz lazımdı önce yoksa bu sorunlardan bir türlü kurtulamayız.”
– Yarı belli, Yarı belirsiz.
– Çok az belli.
– Yarı belirgin halde olmak.
– Zar zor anlaşılır olan.
Cümle içinde kullanımı: ” Belirli belirsiz bir durum vardı ikimizin arasında hiçbir anlam yükleyemediğim.”
– Nasıl bir zarara uğradığını anlamak.
Cümle içinde kullanımı: ” Aslında o kadar yakın değildik ama belinin ağrısını duyuyordum buradan.”
– Bir kişinin bir şeyi yapamayacak bir duruma getirmek.
– Bir işi yapılması en güç tarafını yapmak.
Cümle içinde kullanımı: ” Bak seni bir daha bu iletti içtiğini görürsem o belini kırarım bak acımam.”
– Kötüye doğru giden bir durumu yeniden düzeltmek, güçlenmek, kaybettiği itibarını yeniden elde etmek, kazanmak, ekonomik durumunu iyi hale getirmek.
– Bozulmuş olan işini yola yoluna sokup paraca güçlenmek.
Cümle içinde kullanımı: ” O kadar büyük yıkılışların ardından belini doğrultabilmiştik bir şekilde yükselişe geçmiştik.”