“Ahlak” kelimesi şapkalı yazılmaz. Doğru yazımı “ahlak” şeklindedir, herhangi bir şapka işareti (â, î, û gibi) kullanılmaz.
Yani:
ahlak — doğru
âhlak — yanlış
“Ahlak” kelimesi şapkalı yazılmaz. Doğru yazımı “ahlak” şeklindedir, herhangi bir şapka işareti (â, î, û gibi) kullanılmaz.
Yani:
ahlak — doğru
âhlak — yanlış
Serbest müstezat, Türk edebiyatında 19. yüzyıl sonlarında özellikle Servet-i Fünun ve Fecr-i Ati toplulukları tarafından geliştirilen bir nazım biçimidir. Bu tür, klasik divan şiirinin kurallarından esinlenmiş ancak daha özgür bir yapıya sahiptir.Polatlı Postası+7sonersadikoglu.com+7Mynet+7DergiPark+4Türk Dili ve Edebiyatı+4Mynet+4
Ölçü ve Uyak Serbestliği: Serbest müstezatta, uzun ve kısa dizeler belirli bir düzene bağlı olmaksızın kullanılabilir. Aruz ölçüsünün yanı sıra hece ölçüsü de tercih edilebilir. Kafiye düzeni ise şairin isteğine bağlıdır ve belirli bir kurala bağlı değildir. Türk Dili ve Edebiyatı+5Nedir.Org+5sonersadikoglu.com+5
Düzen ve Yapı Esnekliği: Uzun ve kısa dizeler kimi zaman belli bir düzen içinde sıralanır, kimi zaman da herhangi bir düzene bağlı kalınmaz. Bu özellik, şiire serbest bir yapı kazandırır. sonersadikoglu.com+1Türk Dili ve Edebiyatı+1Polatlı Postası
İçerik ve Anlatım Özgürlüğü: Serbest müstezatta, nazım nesre yaklaştırılmıştır. Bu, şairlere daha serbest bir anlatım imkanı sunar. sonersadikoglu.com+11sonersadikoglu.com+11Türk Dili ve Edebiyatı+11Türk Dili ve Edebiyatı+3Mynet+3Polatlı Postası+3
Serbest müstezat, Batı etkisinde gelişen bir Türk edebiyatı nazım biçimidir.
Bu nazım biçimi, divan şiirindeki müstezat’tan bazı özellikleriyle ayrılır ve daha özgür bir yapıya sahiptir. Türk Dili ve Edebiyatı+6sonersadikoglu.com+6Türk Dili ve Edebiyatı+6
Serbest müstezatta başarılı örnekler veren şairler arasında Tevfik Fikret, Cenap Şahabettin ve Ahmet Haşim bulunmaktadır. Bu şairler, serbest müstezatı kullanarak şiirlerinde özgür bir anlatım tarzı benimsemişlerdir. Mynet+3sonersadikoglu.com+3Türk Dili ve Edebiyatı+3YouTube
Serbest müstezat, Türk şiirinde geleneksel nazım biçimlerinden ayrılarak daha özgür bir ifade biçimi sunmuştur. Bu nazım biçimi, şairlere hem teknik hem de içerik açısından geniş bir özgürlük alanı tanımaktadır.
Yaraya dikiş atılması için en ideal süre genellikle yaranın oluştuğu andan itibaren 6 ila 8 saat içinde müdahale edilmesidir. Çünkü bu süre geçtikten sonra yara enfeksiyon riski artar, dikiş tutma olasılığı azalır ve iyileşme süreci zorlaşabilir.
Özetle:
6 saat içinde dikiş atmak en iyisi
6-8 saat arası da bazen kabul edilebilir, ancak risk artar
8 saatten sonra dikiş atılması genellikle önerilmez, yara enfeksiyon ve iyileşme sorunları açısından risklidir
Tabii ki, bu süre yaraya, yaranın büyüklüğüne, yaranın yerine ve enfeksiyon riskine göre değişebilir. Bazı durumlarda doktorlar daha erken veya acil müdahale yapabilir.
Yara büyüklüğü, kir, derinlik ve kanama durumu da dikiş zamanı için önemli faktörlerdir.
Evde ramen yapmak istiyorsan, aslında işin özü güzel bir lezzetli ve sıcak çorba hazırlamak! Ramen, Japon mutfağından çıkan, genellikle et veya sebze bazlı bir et suyu, erişte ve üstüne konan çeşitli malzemelerden oluşan bir yemek. İşte adım adım evde kolay ramen tarifi:
Malzemeler:
2 paket ramen eriştesi (ya da ince yumurtalı erişte)
1 litre tavuk veya sebze suyu (hazır bulyon da olur)
2 diş sarımsak (ince doğranmış)
1 küçük parça taze zencefil (rendelenmiş)
2 yemek kaşığı soya sosu
1 yemek kaşığı susam yağı
1 adet yeşil soğan (ince doğranmış)
Haşlanmış yumurta (tercihe bağlı, yarım kesilmiş)
Haşlanmış mısır (konserve olabilir)
Mantar, ıspanak, havuç gibi sebzeler (isteğe göre)
Dilimlenmiş tavuk, dana eti veya tofu (isteğe bağlı)
İstersen biraz nori (deniz yosunu) veya susam tohumu
Çorba bazını hazırla:
Orta boy tencerede biraz susam yağını ısıt. Sarımsak ve zencefili ekle, kokusu çıkana kadar hafifçe kavur.
Et suyu ekle:
Tavuk/sebze suyunu tencereye dök. Kaynamaya bırak.
Lezzet ver:
Kaynadıktan sonra soya sosunu ekle. Tuzunu damak tadına göre ayarla.
Sebzeleri hazırla:
Mantar, havuç gibi sebzeleri küçük küçük doğra ve çorbaya ekle. Sebzeler yumuşayana kadar pişir.
Erişteyi haşla:
Ayrı bir tencerede ramen eriştesini paket talimatına göre haşla. Süz ve soğuk sudan geçir (yapışmasın diye).
Servis:
Kaselere erişteyi koy, üzerine çorbayı dök. Haşlanmış yumurta, yeşil soğan, haşlanmış mısır ve dilimlenmiş et/tofu ekle. İstersen susam tohumu veya nori ile süsle.
Tavuk suyu kullanıyorsan, önceden haşlanmış tavuk parçalarını da ekleyebilirsin.
Daha yoğun aroma için et suyunu sebze suyu ile karıştırabilirsin.
Acı seviyorsan, birkaç damla acı biber sosu (sriracha gibi) eklemek harika olur.
Evde ramen yapmak biraz hayal gücü ve malzeme seçimi işi. Hızlı ve lezzetli bir çorba için bu temel tarifle başlayabilir, zamanla kendi favori malzemelerini ekleyebilirsin.
“78’lik taş plak” ifadesi, eski tip plaklar arasında çok bilinen ve nostaljik bir türü anlatır. İşte detaylar:
78’lik ifadesi, plağın dakikadaki dönüş hızını yani 78 devir/dakika (rpm) olduğunu gösterir.
Bu plaklar genellikle 78 rpm taş plak olarak da adlandırılır.
Taş plak tabiri ise aslında bu plakların gramofon plakları olarak da bilinen ve erken dönemlerde kullanılan plak türlerinden olduğunu gösterir. Taş plaklar, genellikle kabartmalı, sert, kırılgan ve kalın plaklardı.
78 rpm plaklar, 1900’lerin ilk yarısında çok yaygındı. Bugünkü ince vinil plaklardan farklı olarak kalındır ve daha kısa süreli müzik içerir (genellikle bir yüzü yaklaşık 3-5 dakika).
Malzeme olarak genellikle siyah sert kabartmalı kabartılmış selüloit ya da benzeri maddelerden yapılmıştır, bu yüzden bazen “taş” ifadesi kullanılır (aslında gerçek taş değil ama oldukça sert ve kırılgan).
Kısacası, 78’lik taş plak, 20. yüzyılın başlarından ortalarına kadar kullanılan, dakikada 78 devir dönen, kalın ve sert yapılı eski gramofon plak türüdür. Eski müzik koleksiyonlarında çok değerli ve nostaljik bir öğedir.
Kürdan kebabı köftesi, adından da anlaşılacağı gibi, küçük, parmak boyunda ve genellikle kürdanlara takılarak yapılan nefis bir köfte çeşididir. Genelde ızgarada ya da fırında pişirilir, hem pratik hem de lezzetlidir. Sana kolay ve lezzetli bir kürdan kebabı köftesi tarifi vereyim:
Malzemeler:
500 gr orta yağlı kıyma (dana veya kuzu karışık olabilir)
1 adet orta boy soğan (rendelenmiş ve suyunu sıkılmış)
2 diş sarımsak (ezilmiş)
1/2 su bardağı bayat ekmek içi (ufalanmış, ıslatılıp suyu sıkılmış)
1 yumurta
1 tatlı kaşığı tuz
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı kimyon
1 çay kaşığı pul biber (isteğe bağlı)
1/2 çay bardağı ince kıyılmış maydanoz (isteğe bağlı)
Yapılışı:
Kıymayı geniş bir kaba alın.
Rendelenmiş soğanın suyunu iyice sıkın, ardından kıymaya ekleyin.
Ezilmiş sarımsak, yumurta, ıslatılmış ekmek içi ve baharatları ekleyin.
İyice yoğurun, köfte harcı cıvık değil, biraz kıvamlı olmalı.
Harçtan cevizden biraz küçük parçalar koparıp, avuç içinde uzun ve ince (parmak kalınlığında) şekil verin.
Bu köfteleri kürdanlara dikkatlice saplayın (3-4 tane köfte olur genellikle bir kürdana).
Izgara veya tavada orta ateşte her tarafı güzelce kızarana kadar pişirin. Fırında yapmak istersen, 200 derece önceden ısıtılmış fırında 15-20 dakika pişirebilirsiniz.
Servis önerisi:
Yanında domates, biber ızgara, pilav veya lavaş ekmeği ile harika gider. Yoğurtlu sos veya acılı ezme de çok yakışır.
Ömür, bir canlının yaşam süresi, yani doğduğu andan itibaren yaşadığı toplam zaman dilimi anlamına gelir. İnsanlarda veya hayvanlarda ömür, doğumdan başlayıp ölümle sona eren hayat süresidir. Kısaca, bir canlının yaşadığı zamanın tamamına ömür denir.
Evet, sıvı basıncı sıvının yoğunluğuna bağlıdır.
Sıvı basıncı formülü genellikle şöyle verilir:
P = ρ × g × h
Burada;
P: Sıvı basıncı (Pascal, Pa)
ρ (ro): Sıvının yoğunluğu (kg/m³)
g: Yerçekimi ivmesi (yaklaşık 9.8 m/s²)
h: Sıvı derinliği (metre)
Yoğunluk arttıkça, aynı derinlikteki sıvı basıncı da artar. Örneğin, suyun yoğunluğu ile yağın yoğunluğu farklıdır; suyun yoğunluğu daha yüksek olduğu için aynı derinlikte suyun basıncı yağa göre daha fazla olur.
Allah zikri kaç defa çekilir diye soruyorsan, aslında bu konuda kesin bir sayı yok; kişinin niyetine, amacına ve durumuna göre değişir.
Ama genelde Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyurmuş:
Allah’ı anmayı günde 100 kere tekrar etmek çok faziletli kabul edilir.
Bazı zikirlerde 33 kere, 99 kere veya 100 kere çekmek sünnettir. Mesela “Subhanallah”, “Elhamdulillah”, “Allahu Ekber” gibi zikirler genelde 33’er kere okunur, toplamda 99 eder.
Özetle:
İstersen sabah-akşam 100 kere “La ilahe illallah” diyebilirsin.
Ya da sabah-akşam 33’er kere “Subhanallah”, “Elhamdulillah” ve “Allahu Ekber” çekebilirsin.
Önemli olan samimiyetle, kalpten ve sürekli zikretmek.
Oyun hamuruyla yapılabilecek şekillerin sınırı yok, yaratıcılığa kalmış yani! Ama sana birkaç klasik ve eğlenceli fikir vereyim:
Basit geometrik şekiller: Kare, üçgen, daire, dikdörtgen gibi temel şekiller yapabilirsin. Hem el becerisi gelişir hem de çocuklar için öğretici olur.
Hayvanlar: Küçük yılan, kurbağa, kedi, köpek, kuş gibi kolay hayvan figürleri yapılabilir.
Meyveler: Elma, muz, çilek, karpuz gibi basit meyveler şekillendirilebilir.
Yüz ifadeleri: Göz, burun, ağız yaparak yüzler oluşturabilirsin; hem komik hem yaratıcı!
Çiçekler: Yapraklar ve çiçek taçları şekillendirip doğal figürler yapabilirsin.
Taşlar, dağlar, ağaçlar: Minyatür doğa manzaraları oluşturmak için.
Arabalar, evler, küçük mobilyalar: Daha karmaşık ama çok eğlenceli.