Merhamet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Üzülmek, Acımak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Merhamet duygumu herkese karşı artık yitirmiştim’.
Merhamet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Üzülmek, Acımak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Merhamet duygumu herkese karşı artık yitirmiştim’.
Tifo Nedir?
Kelime Kökeni: Fransızca
Hijyenik olmayan besinlerden bulaşan bulaşıcı ve tehlikeli bir bağırsak hastalığıdır. Eş anlamlısı Karahumma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Tifonun bulaşıcı bir hastalık çeşidi olduğunu bilmiyordum’.
Vaziyet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Pozisyon, Hal, Eş anlamlısı Konum
Engel olmak, Karşı çıkmak
Davranış şeklini sahiplenmek, benimsemek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun bu vaziyette olması beni mutlu ediyordu’.
Reşit Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir, Sıfattır
On sekiz yaşını doldurmuş ya da yasal olarak erginliğine mahkemece kabul edilmiş kimse. Eş anlamlısı Ergin
Cümle İçinde Kullanımı:’ Kanunlar önünde reşit olmama az bir zaman kalmıştı’.
Tabur Nedir?
Kelime Kökeni: isimdir
Binbaşının emiri altında bulunan asker birliği,
Düzgün sıralar halinde dizilmiş insan topluluğu,
Eş anlamlısı Grup, Yığın, Küme
Cümle İçinde Kullanımı:’ Tabura yeni askerlerin katıldığını fark etmiştim’.
Casus Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Bir kişinin gizli işlerini öğrenip başka bir kişiye ileten kişiye denir. Eş anlamlısı Ajan
Cümle İçinde Kullanımı:’ İş yerimizin ne yaptıklarını öğrenmek için casus sızdırmışlardı’.
Müvekkil Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Birini kendine vekil olarak seçen kimse
Cümle İçinde Kullanımı:’ İşlerimi halletmesi için arkadaşımı müvekkil olarak gönderdim’.
Ebeveyn Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Eskimiştir
Baba, Anne
Cümle İçinde Kullanımı:’ Ebeveynlerimizden daha çok öğreneceğimiz şeyler olduğunu düşünüyorum’.
Propaganda Nedir?
Kelime Kökeni: İtalyanca
Bir düşünceyi, inancı başkalarına benimsetmek, inandırmak, sözle veya yazıyla gerçekleştirilen her türlü çalışmaya denir. Eş anlamlısı Yaymaca
Cümle İçinde Kullanımı:’ Üniversiteli gençler seslerini duyurmak için propaganda yapıyorlardı’.
İşgal Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Bir kişinin işine engel olmak, mani olmak, Eş anlamlısı Oyalamak
Bir yeri alıkoymak, ele geçirmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Düşmanlar topraklarımızı işgal ediyorlardı’.