Mahsup Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Hesabını yapmak, Hesap edilmiş, Hesap etmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun böyle yapacağını mahsup etmiş ve önlemini almıştı.’
Mahsup Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, Eskimiştir
Hesabını yapmak, Hesap edilmiş, Hesap etmek
Cümle İçinde Kullanımı:’ Onun böyle yapacağını mahsup etmiş ve önlemini almıştı.’
İtham Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsimdir
Suç işlediğini öne sürmek, Suç atmak, Suçlu görmek
Eş anlamlısı Suçlamak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bana karşı ithamları sinirlerimi bozmaya başlamıştı.’
Vasıl Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfattır
Erişmek, Ayak basmak, Ulaşmak
Eş anlamlısı Varmak
Cümle İçinde Kullanımı:’ Birkaç saate otobüs Denizli’ye vasıl oldu.’
Muhasara Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Abluka, İhata, Sarmak, Ele geçirmek
Eş anlamlısı Çevirme, Kuşatma
Cümle İçinde Kullanımı:’ Askerler, düşmanların etrafını muhasara etmişlerdi.’
Teati Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Karşılıklı alışveriş, Karşılıklı olarak alıp verme
Cümle İçinde Kullanımı:’ Teati olmazsa ben bu işte olmayacağım.’
Kıstelyevm Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
İşinin başına gelinmediği zamanlarda o günün parasının kesilmesine, ödenmemesine denir.
Cümle İçinde Kullanımı:’ O gün işe gitmediğim için kıstelyevm olmuştu.’
Bilâ-bedel Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Bedeli ödenmeyen, Bedelsiz, Ücret verilmeyen,
Cümle İçinde Kullanımı:’ Bilâ-bedel olan kurslara yazılıp sende kendini geliştirebilirsin.’
İta Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, İsim, Eskimiştir
Ödenmesi gereken parayı vermek, Tediye,
Eş anlamlısı Ödeme, Verme
Cümle İçinde Kullanımı:’ İşverenin maaşımı ita etmesine az bir zaman kalmıştı.’
Hırsız Nedir?
Kelime Kökeni: İsim, Sıfattır
Bir kimsenin izinsiz malını alan kişiye denir, Araklayıcı
Eş anlamlısı Uğru
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hırsız, karşıdaki eve girip yaşlı kadının altınlarını çalmış.’
Davalı Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça, Sıfat, İsimdir
Biriyle anlaşamayıp karşı tarafın o kişiyi mahkemeye verdiği kimse.
Eş anlamlısı Müddeialeyh
Cümle İçinde Kullanımı:’ Hakim, davalı olan adamı haklı buldu.’