Türkiye’de başkanlık sistemi, 2017’de yapılan referandumla kabul edilen bir anayasa değişikliğiyle benimsendi. Bu sistemde Cumhurbaşkanı, hem devletin başı hem de yürütme yetkisini elinde bulunduran kişi olarak görev yapıyor. Başkanlık sistemiyle birlikte, Türkiye’deki parlamenter sistem yerine, daha güçlü bir yürütme organı ve tek adam yönetimi modeline geçilmiş oldu.
İşte Türkiye’deki başkanlık sisteminin temel özellikleri:
-
Cumhurbaşkanının Yürütme Yetkisi: Cumhurbaşkanı, hükümetin başı olup, bakanlar kurulu oluşturur ve kararname çıkarma yetkisine sahiptir. Başbakanlık makamı kaldırılmıştır.
-
Cumhurbaşkanının Seçilmesi: Cumhurbaşkanı, halk tarafından 5 yıl süreyle seçilir ve bir kişi en fazla iki dönem Cumhurbaşkanı olabilir. Bu, Cumhurbaşkanının daha doğrudan halkla ilişki kurmasını sağlar.
-
Cumhurbaşkanının Yetkileri: Cumhurbaşkanı, kanunları onaylama, yasaları veto etme, milletvekillerini çağırma ve erken seçim ilan etme gibi yetkilere sahiptir. Ayrıca, Cumhurbaşkanı’nın çıkarabileceği kararlar, kanun hükmünde olabilir.
-
Yürütme ve Yasama Ayrılığı: Başkanlık sisteminde yürütme, Cumhurbaşkanı ve bakanlardan oluşur, yasama ise parlamento tarafından gerçekleştirilir. Bu ayrım, sistemin işleyişine daha net bir çizgi çeker.
-
Denetim ve Bağımsızlık: Anayasa Mahkemesi ve yargı organları, bağımsız şekilde çalışmaya devam eder. Cumhurbaşkanının kararlarının yargı tarafından denetlenmesi sağlanır.
-
Meclisin Rolü: Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), yasama görevini yerine getirmeye devam eder ancak Cumhurbaşkanının bazı eylemleri ve kararları üzerine denetim ve onay yetkisi bulunmaz.
Bu modelin savunucuları, hükümetin daha hızlı kararlar alabileceğini ve istikrarlı bir yönetim sistemi oluşturacağını öne sürer. Eleştiriler ise, yürütme gücünün tek elde toplanmasının demokratik denetimi zayıflatabileceği ve gücün kötüye kullanılmasına yol açabileceği yönündedir.